Bir 23 Nisan'ı daha geride bıraktık... daha dündü haftalarca çalışmalar yapıp, sokak aralarında yürüyüşler yapardık,meydanlarda,stadlarda ıslanırdık 23 Nisanlarda....Her sene aynı nostaljiyi yaşayıp sanki hemen bende katılacagım aralarına gibi hissederek özlemle izlerdim törenleri.Artık yavrum kutlamaya başladı ama benim özlemim hala bitmedi sanırım...:))
Efe hergün sahaya gideceğiz çalışacağız diye sevinerek gitti okula. 21 Nisan'da genel prova yaptılar bu sırada resim çekmek serbesti, bütün anneler stadyumdaydı yavrularının heyecanına ortak oluyor benim gibi hareketlerine müdahale ediyorlardıl. İyiki bayram günü yanlarında değildik, bütün çalışmalar boşa giderdi...:)) gerçi benim oğlum için sorun yoktu o zaten formalite icabı oradaymış gibi davranıyor, böcek yakalıyor kovalamaca oynuyor kızlara şaklabanlıklar yapıyordu. yüzlerce resimle döndük provadan birde pancar gibi yanmıştık Kıbrıs güneşiyle... Bayram günü stadyum oldukça kalabalıktı. Tanıdıklarla selamlaşarak oturarak yer ararken burada en sevdiğimiz insanların yanında bulduk kendimizi güzel bir yerde oturmuşlar bizede yer ayırmışlardı. Şakalaşarak, sohbet ederek izledik töreni rüzgar ve güneş yine yaktı bizi ama bu sefer hazırlıklıydık güneş kremlerimizi sürüp gelmiştik... Geçit töreninin ardından yapılan konuşmalardan sonra 4-5 yaş grubu Anaokulu öğrencilerinin gösterileri başladı. Oğluşumun canım Efemin ilk bayramıydı ben tabiki ondan daha heyecanlıydım. Birde Efe bu tarz etkinliklerde, oyunlarda biraz çekingendir, sıkılır pek katılmaz istemez yine öyle oldu dans arkadaşı Esma sürekli yönlendirmese heralde böcek avlamaya devam ederdi...:)), Zaten yavruların hepsi bir alemdi, Bizim uğur böcekleri çok tatlıydılar.... veeee ilk pamukşekeri....sabırsızlıkla beklediler şekercinin başında, Efe yine herzamanki gibi merakla inceleyip sorular sordu makina hakkında ve sonunda ellerine aldıklarında çok mutlu oldular bana çekmişler onlarda tadına bayıldılar... Törenlerin sonunu beklemeden ayrıldık stadtan. Canan Abla ve Cevdet Abinin 15. evlilik yıldönümü olduğunu öğrenince süpriz kutlama telaşına düştük. Herzamanki mekanımıza gidip hazırlık yapıp onlarında gelmelerini bekledik güzel ve çok keyifli bir gün geçirdik. EVLİLİK (VE NİŞAN :)) GÜNÜNÜZ KUTLU OLSUN BİR ÖMÜR BOYU SEVDİKLERİNİZLE VE TABİKİ DÜNYA TATLISI YAVRULARINIZ ECEHAN VE ÇAĞATAY İLE MUTLU, SAĞLIKLI, KEYİFLİ GÜNLER GEÇİRMENİZ DİLEĞİYLE....HER ZAMAN ÇOK GÜZEL BİR ÖRNEK OLAN YUVANIZDA AĞZINIZIN TADI HİÇ BOZULMASIN İNŞALLAH... SİZİ ÇOK SEVİYORUZ...
Girne dönüşü eve gitmek istemediğimiz güzel günlerin birinde takip ettiğimiz sarı tabela getirdi bizi buraya... Beylerbeyi hakkında internette yaptığım araştırmalarda yine kısa kısa birbirinin aynı bilgiler vardı onlardan ekleyerek anlatmaya çalışacağım gezimizi. "Girne'nin 4-5 km doğusunda yer alan mütevazi bir köydür" diyor kaynaklar Beylerbeyi için ama yeni yapılan lüks konutlar mütavazi ötesi diyebilirim rahatlıkla. Köyün nüfusu yaklaşık 500 civarı imiş ama gün içinde 1000 turist geliyor desem abartı olmaz heralde!.... Manzarası çok güzel olan ve sakin bir yer olduğu için Latince adından da anlaşılacağı gibi, "huzur yeri" olarak adlandırılıyor. Gerçektende arabadan inip etrafıma baktığımda dört bir yanımdaki muhteşem manzara ve yüzüme çarpan esinti beni huzura boğdu resmen.... Beylerbeyinde bu muhteşem manzaraya hakim tarihi bir yapı bulunmakta. Bir kayalık üzerine kurulu olan Bellapais manastırı.... Buraya kadar gelip bu tarihi yapıyı gezmeden gitmek olmazdı tabiki. Kişi başı 5 lira olan giriş ücretini ödeyip çoluk çocuk daldık içeri, tabiki bizimkiler için koşuşturmak için bulunmaz bir mekandı yüzyıllardır azimle ayakta duran yapıyı yıkmalarına ramak kalmıştı..:))))
Gotik sanatının bir şaheseri olan manastır, Yakın Doğu'daki örneklerinin en güzeli olarak bilinmekte imiş. Beyaz Manastır olarak ta bilinen yapı, burada kalanların giydikleri beyaz giysilerden dolayı Beyaz Giymiş Meryem Ana kilisesi olarak adlandırılmıştır. Bellapais'in ilk sakinleri 1187 yılında Kudüs'ü ele geçiren Selahaddin Eyyubi'den kaçıp Kıbrıs'a göçeden Augustinian mezhebi rahipleri imiş. Biz bunları elimizdeki broşürden öğrendik tabiki ücretsiz birde rehber vardı ama etrafta o kadar çok turist vardıki bize sıra gelmedi. Manastırın ilk yapımı 1198-1205 yılları arasında olmuş. Günümüzde ayakta kalan yapının büyük bir bölümünü Fransız Kralı III. Hugh (1267-1284) inşa ettirmiş. Adanın Osmanlılara geçmesinden sonra manastırın icraatlarına son verilmiş ve kilise Rum ortodokslara devredilmiş. Kilisenin iç kısmı oldukça değerli resimler vardı. Burayı birkaç kez ziyaret edende hacı oluyormuş bu arada....Tabiki biz böyle bir haç düşünmüyoruz :) Rabbim dinimizin gereklerine göre hacı olmayı nasip etsin...
Manastır etrafında mekanın büyüsünü tamamlayan oldukça hoş restoran, cafe ve çeşitli işyerleri vardı... Manastırın bir çok bölümü harabe haline gelmiş, buradaki kilise, manastırın en eski bölümü olmasına rağmen orjinal şekli ile iyi korunmuş bir durumda idi...Mümkün olduğu kadar oyalanıp bu güzel köyden geç ayrılmak için elimden geleni yaptım ama nafile....:))...
Yine güzel günlerin birinde hadi çıkalım biraz sıkıldım diye türkü çağırdığım günlerden birgün düştü yolumuz Atlılar Şehitliğine... Bölge ve tarihi hakkında pek bilgimiz yoktu ama oraya gidince içimizi saran burukluk niye daha önce gelmedik ki dedirtti doğrusu...
KIBRISLI TÜRKLERİN KIBRISTAN TEMİZLENMESİ POLİTİKASI DOĞRULTUSUNDA RUM VE YUNAN SİLAHLI KUVVETLERİ TARAFINDAN 14 AĞUSTOS 1974'TE KATLEDİLEN SAVUNMASIZ KIBRISLI TÜRK KADIN, ÇOCUK VE YAŞLI İNSANLARA AİT TOPLU MEZAR.
BENZER KADERİ LİMASOL, LARNAKA VE BAF KAZALARINDAKİ BİRÇOK KÖYLERDE YAŞADI.
YÜRÜRLÜKTEKİ OLAN EMİR: TÜRKİYE KIBRIS TÜRKLERİNİ KURTARMAK İÇİN GELİRSE, KURTARACAK KIBRISLI TÜRK BULAMAYACAKTIR.
BAŞPİSKOPOS, MAKARİOS AĞUSTOS 1964
Aralarında bebeklerinde bulunduğu 37 şehitin isimleri.... Katliyama ait belgeler ve toplu mezarların açılış anından karelerin olduğu bölümden görüntüler... Şehitliğin karşısındaki tabela ziyaretçileri olay yerine yönlendiriyor.... Rabbim kimseyi ne böyle cani nede sonunu böyle canilerin elinde yazmasın....
Bugünlerde biraz keyifsizim, sağlığım yerinde hamdolsun ama bir üşengeçlik var üstümde sormayın. Kıbrısta 2 yılımızı dolduracağız bir yıl daha kalırmıyız bilmiyoruz o yüzden Kıbrıs takılıyorum bu aralar yemek blogundan günlük bloguna dönüşüverdi ve sanırım böylesi benim için daha iyi oldu. Bir sürü resim birikti ama hepinizin maşallahı var her blogta birbirinden güzel tarifler, çeşit çeşit pasta börekleryayınlanıyor. Benim için yeni yada özel olan tarifler dışında pek tarif yayınlamama kararı aldım şimdilik. Böyle bir şeyler işte…. Toparlayamadım bir türlü…:)) Fazla gevelemeden Girnenin gizemli sokaklarından kareler sunayım sizlere...
Gördüğümüz her parka dalarız, bütün oyuncakları dener ilk defa görüyor gibi birinden diyerine çılgınlar gibi koşarız. Çocuklarla gezi bu şekilde olur tabiki oyunu her yere katıyorlar... Ğirne yat limanı... Yat limanındaki fener ve kordonboyu.... Limandan şehir merkezine açılan sokaklardan biri... Tura başlarken hazırlıklı olmak lazım...:)) Broşürler itina ile inceleniyor...:)) Hiçbirşey gözden kaçmamalı...:)) Çekmeyin kardeşiiiiiiiiiiiiiiim.... babamı çekme anneee..... Ara sokakların bu kadar güzel olacağını düşünmemiştim doğrusu... tabelada sadece bu yazıyor "Romen Mezarı" kilitli demir kapıdan dik ve dar merdiven gözüküyor sadece...başka hiç bir bilgi yok... Bu müze klisenin adını unuttum doğrusu, içeri giremedik burada mesai saatleri oldukça esnek...Merdivenleri dinlenmemiz ve oyun arası vermemiz için çok idealdi... Ve daha birsürü resim ekledik arşivimize çocukların peşinde koşup onlara dikkatimizi yoğunlaştırdığımız için geçiştiriyoruz belki ama yinede o güzel anları yakalamak istiyoruz... Ve o güzel anlardan biri yine ara sokaklarda dolaşırken tesadüfen gördüğüm ve sanki eski bir dostu görmüşüm gibi sevindiğim bir mekan OSMANLI BALDÖKEN MEZARLIĞI....Birsürü klisenin ve kliseden olma caminin bulunduğu Kıbrısta belkide ilk kez manevi bir hava hissettim bu mekanda sadece bir isim tabelasıyla etiketlendirilmişti ve tarihi bir mezarlık olmasına rağmen,ne zaman yapıldığı, kimlerin yattığı belirtilmemişti. İnternette aradığımda çıkan bütün sitelerde aynı birkaç cümlenin yer aldığını gördüm hiç değilse onlar yazılmalıydı bence...her gün yüzlerce turistin dolaştığı bu tarihi mekanlarda açıklamaların olmaması çok büyük bir eksiklik bence... İnternetten bulduğum bilgi ise şöyle: " Aşağı Girnede bulunan Osmanlı dönemine ait bir mezarlık alanıdır bu alanın Roma ve Bizans döneminde de kullanıldığı,mezarlığın doğusundaki alanın altında saptanan mozayik kalıntılardan anlaşılmıştır. Mezarlıktan günümüze 3 mezar ,bir türbe ve çeşme kalmıştır. Türbe kesme taştan yapılmış olup kare planlıdır 4 tarafı sivri kemerli ve üzeri kubbe ile örtülüdür. Burası daha sonra ölülerin yıkanmasında kullanılmıştır ve mezarlığın kuzeyinde çeşme yer alır. Bu çeşmelerden birinin üzerineki yazıtta Kıbrıs muhassılı Eseyit Emin Efendi tarafından yaptırıldığı kayıtlıdır." TURUMUZA BİR ARA VERİP KIBRISIN MEŞHUR İKİ TURŞUNDAN BAHSEDELİM BİRAZDA.... GABBAR TURŞUSU Neredeyse bir yıl olacak ben bu bitkiyi toplayıp turşu yapalı. Görüyorsunuz değilmi bir türlü ekleyemedim. Gabbarları toplama maceramı BURADA anlatmıştım sizlere, şimdide kısaca bu turşu ve yapılışından bahsedeyim: Ben bu bitkiyi ve turşusunu bilmiyordum doğrusu ama Türkiye'de meyvelerinden, İspanya' da çiçeklerinden, Kıbrıs'tada yeni sürmüş filizlerinden turşu yapılırmış ve biraz araştırıncada sağlığa birçok faydasının olduğunu öğrenmiştim. Ben meyvelerinden toplamıştım bir kavanozluk, biraz filizlerinden, birazda çiçeklerinden... Turşu yapılacak gabbarlar 7 gün suda bekletiliyor ve her gün suyu değiştiriliyor(ki hava sıcaktı 3 günde erimeye başlamıştı benim gabbarlar o yüzden ben daha kısa tutmuştum). acı suyu çıkan gabbarları kavanoza yerleştirip üzerini sirkeyle doldurdum. Bir haftada oldu turşum ve ogün bugün mis gibi kaldılar merak edene çıkarıp gösterdim hatta sundumda ama ben dahil öyle bildiğimiz turşu gibi kütür kütür yiyemedik...:))
gelelim Kıbrıs'ta yapılan gabbar turşusunun dikenlerineeee..... evet kimden duyduysam gabbar dikenli olur der ve ekler taze gabbarın dikeni batmaz diye....Kıbrıslı tanıdıklarım gabbarı dikenli kuruyorlar ve öylecede yiyiyorlar öyle Yemekteyiz-Kıbrıs'taki gibi burun kıvırmıyorlar :)))) GAZAYAĞI-MANGALLO- TURŞUSU Bu bitkiylede bir ay önce tanıştım aslında Türkiyede görmüştüm ama turşu yapıldığını bilmiyordum. (nerden sardı bu ot merakı diyeceksiniz aslında bende hep vardı her bahar olduğu gibi bu baharda depreşti) bir kır gezisinde Kıbrıslı tanıdığımız İbrahim Abi gösterdi bu bitkiyi lale toplamaya çıkmıştık bulamadık ama eli boş dönmedik bu gazayaklarını topladık.Birsürü resmi vardı ama bulamadım bilgisayarda sanırım Efe'nın gazabına uğradılar. Mangallo Rumca ismiymiş bitkinin, Türkler gazayağı diyor. Baharda yaprakları yeni çıkmaya başlarken bıçakla topraktan köküyle çıkartılıyor dikenli yaprakları ayıklanıyor,birkaçgün bekletilen bitki kavanozlara basılıp üzeri sirke ile dolduruluyor. İnternette birde kaynarsuda bekletildiği yazıyor ama bana verilen tarifte bu yoktu. Birhaftaya kalmadan oluyor ben bunu gabbardan daha çok beyendim ve yiyiyorum(haa birde tabaktaki pembelikler turşuya katılan karalahadan kaynaklanıyor). Ama bu turşular sade yenmezki canım şöyle hemen her kıbrıslının bahçesinde bulunan taş fırında pişmiş hellimli-zeytinliyle ne güzel gider... üstünede evde yapılmış hellimli ekmek kadayıfıııı oof (komşularım diyor zaten "sen birkaçyıla kalmaz kıbrıslı olursun".....:)))) BURASIDA KIBRIS'IN KLASİKLERİNDEN BİRİ...HEMEN HER SOKAKTA RASTLAYABİLECEĞİNİZ KİMBİLİR HANGİ TARİHTEN KALMA TERKEDİLMİŞ(YADA HİÇ UĞRANMAMIŞ) BİR EV...Her gidiş gelişte nedense burası benim olsaydı dediğim bir yapı burası... belkide yalnızlığı dokunuyor içime. Her Girneye gidişimizde arabayı karşısındaki otoparka bırakıyoruz ev ve yanındaki arabanın bu hareketli şehirdeki duruşu beni çok hüzünlendiriyor... Ama dediğim gibi buralarda klasik bu görüntüler. Tıpkı Vadilideki eczaneye her gittiğimizde ziyaret ettiğimiz bu sevimli araba gibi bir çok evin bahçesinin bir köşesinde son model araçların gölgesinde birtürlü gelmeyen sonunu bekleyen araçlar var. Hüzünlü, ürkek.....
ISPANAĞI MERCİMEKLİ DENEDİNİZMİ HİÇ, DENEMEDİYSENİZ MUTLAKA DENEYİN İKİLİNİN UYUMUNA BAYILACAKSINIZ..:)) 1 BAĞ ISPANAK SAPI 1 SU BARDAĞI HAŞLANMIŞ YEŞİL MERCİMEK 1 BAŞ SOĞAN 2 DİŞ SARIMSAK 2 YEMEK KAŞIĞI SALÇA TUZ, BAHARAT, SIVI YAĞ 3 SU BARDAĞI SU
ISPANAK YEMEĞİNİ YAPMAYI BİLMEYENİZ YOTUR TABİKİ EMİNİMKİ BENİMKİNİN ON MİSLİDE GÜZEL OLUYORDUR. BİRDE BÖYLE DENEYİN LEZZETİNE LEZZET KATIP, HARİKA BİR VİTAMİN DEPOSU HALİNE GETİRECEKSİNİZ...
1 KG TAZE YEŞİL ZEYTİN 2 YEMEK KAŞIĞI GOLLANDRO TOHUMU (KİŞNİŞ TOHUMU) 1 BAŞ EZİLMİŞ SARIMSAK 2-3 LİMON
TAZE ZEYTİNLER TAŞLA KIRILIR (BURDA HERKESİN EVİNDE ZEYTİN KIRMAK İÇİN TAŞLAR VAR), ACISI ÇIKANA KADAR 3-4 GÜN SUDA BIRAKILIR SUYU HERGÜN DEĞİŞTİRİLİR,SÜZÜLEN ZEYTİNLER SARIMSAK GOLLANDRO TOHUMU,KÜÇÜK DOĞRANMIŞ LİMON İLE KARIŞTIRILIR... SAKLAMASI ZOR BİRAZ,SALAMURA OLMUYOR,SUSUZ OLMASI GEREKİYOR O YÜZDEN GÜNLÜK PORSİYONLAR HALİNDE POŞETLENİP DİPFİRİZE ATILIYOR YADA KISA SÜRE İÇİN DOLAPTA SAKLANIYOR, SADECE KAHVALTIDA DEĞİL YEMEKTE SALATA VE ZEYTİNYAĞLILAR YANINDA BOL LİMON SIKILIP,YAĞLANARAK TÜKETİLİYOR, HELEDE LUVANA İLE ÇOK GÜZEL OLUYOR.....BEN KİŞNİŞ TOHUMUNU AZ KATARAK BOL SARIMSAKLI YAPTIM...
BUDA MARKETTEN SATIN ALDIĞIM ÇAKİSTEZ...
LUVANA,GOLLANDRO VE CEHENNEM TOPUZU
BİLENLERİNİZ VARDIR AMA BENİM KIBRISTA TATTIĞIM YEŞİLLİKLERDEN BİRİ LUVANA. SONBAHARDA KOMŞUM BAHÇESİNE EKERKEN RASTLADIM BENDE ALDIM BİR AVUÇ TOHUM VE NEYE BENZEDİĞİNİ NASIL YENDİĞİNİ BİLMEDEN EKTİM. TOHUMLAR BEZELYE TOHUMU KADAR VE ONA BENZİYORDU GELİŞİGÜZEL DİKTİM, BÜYÜDÜKLERİNDE BEZELYE ZANNETTİM YAPRAKLARI ÇOK BENZİYORDU... ZEYTİNLE BİRLİKTE, SALATADA ÇİĞ OLARAK YENİYOR, BİRDE YUMURTA İLE KAVURMASI YAPILIYOR(BURADA BİRDE YUMURTALI LUVANA RESMİ OLMASI LAZIMDI AMA BİR TÜRLÜ BULAMADIM:)), ÖZEL BİR TADI YOK AMA DEĞİŞİK TABİKİ.... BUDA GOLLANDRO, BURAYA YENİ GELDİĞİMDE SALATAYA KATILDIĞINI DUYMUŞTUM AMA TATMAMIŞTIM,DENEYEN BİR ARKADAŞIM BEYENMEMİŞ VE ÇOK KÖTÜ BİR TADI OLDUĞUNDAN BAHSETMİŞTİ,BANA GÖSTERDİĞİ DE KEREVİZ YAPRAĞI İDİ BENDE BURALARDA KEREVİZE GOLLANDRO DENİYOR ZANNETMİŞTİM BURDA YETİŞEN VE GENEL OLARAK BİLİNEN KEREVİZ YUMRU DEĞİL SAP VE YAPRAKTAN OLUŞAN SALATALARDA VE ZEYTİNYAĞLILARDA KULLANILAN YEŞİLLİK...SONRADAN ÖĞRENİMKİ GOLLANDRO BİZİM KIRK YILLIK KİŞNİŞİMİZMİŞ...TABİ HEMEN EKTİM BAHÇEME....
CEHENNEM TOPUZU BAŞKA İSMİ VARMI BİLMİYORUM AMA BİZ CEHENNEM TOPUZU OLARAK TANIŞTIRILDIK KENDİLERİYLE VE ÇOK İYİ ANLAŞTIK...YEMEK YANLARINDA YENİLİYOR, SOYULUP İRİCE ELMA DİLİMİ DOĞRANIYOR, TUZ, BOL LİMON EKLENİYOR...TURP GİBİ AMA TADI BEYAZ LAHANANIN ORTA SAPINI SOYUP TATTIYSANIZ ONA BENZİYOR... BAYILDIM BEN BU MANGALDA HELLİME ARŞİVİMDE YÜZLERCE RESİM ARASINDA KALMIŞ, YAYINLAMAYI UNUTTUĞUM BİR RESİM...AMA TADINI UNUTMADIĞIM GİBİ SIK SIK YAPMAYIDA UNUTMUYORUM DOĞRUSU.....:) KIBRIS MUTFAĞINDA HELLİM HERYERE GİRİYOR, EKMEK KADAYIFININ İÇİNDE DE YEDİM, MANTININ ÜSTÜNDEDE AMA MANGALDAKİ KADAR KEYİFLİ DEĞİLDİ HİÇBİRİ DOĞRUSU...HELLİMLERİ DOĞRAYIP MANGALA DİZİYOR SIK SIK ÇEVİREREK PİŞİRİYORSUNUZ, YANINDAKİ PİDELERDE ISIYI GÖRÜNCE KABARIYOR, ARALARI AÇILIYOR İÇİNE PİŞEN NEFİS HELLİMLERİ DOLDURUP AFİYETLE YİYİYORSUNUZ......
DAHA BİRÇOK KIBRIS LEZZETİ VAR TADIYOR, YAPIYORUM ZAMAN ZAMAN AMA HERZAMAN KAYDA ALMAK MÜMKÜN OLMUYOR NE YAZIKKİ EN KOMİK OLANINI HEMEN ŞURACIKTA ANLATMAK İSTERİM; KOMŞUM NAZİF ABLA KAYMAKLI KATMER GETİRDİ BİRGÜN, -AAA NE GÜZEL GÖRÜNÜYOR DİYİP LAFLARKEN ATIŞTIRMAYA BAŞLADIM... VE İNANIRMISINIZ O KOCA TABAK TATLIYI SİLİP SÜPÜRDÜM HEMDE -RESMİNİ ÇEKEYİM ŞUNUN DİYE DİYE.....:))))
SEVGİLİLER GÜNÜ KONSEPTİNE HİÇ UYGUN DEGİL BİLİYORUM AMA... BARİ ETKİNLİĞE GÖNDEREYİMDE BİR ANLAMI OLSUN...:))
PIRASALI,PEYNİRLİ KEK VE 36. PORSELEN DEMLİK ÇAY SAATİ ETKİNLİGİ
1 SU BARDAĞI YAĞ 1 TUTAM PIRASA YAPRAĞI 1 TUTAM DEREOTU 1 TUTAM MAYDONOZ 1 KALIP PEYNİR 1 ÇAY BARDAĞI SÜT 1 KABARTMA TOZU 3 YUMURTA ALDIĞI KADAR UN
YUMURTA VE SÜT ÇIRPILIP,İNCE DOĞRANMIŞ YEŞİLLİKLER VE RENDELENMİŞ PEYNİRLER KARIŞTIRILIP ALDIĞI KADAR UN VE KABARTMA TOZU EKLENİR.PEYNİRİM YETERİNCE TUZLU OLDUĞU İÇİN TUZ KATMADIM. KARIŞTIRILIP KIVAM VERİLEN HARÇ KEK KALIBINDA 180 DERECEDE ISITILMIŞ FIRINDA KONTROL EDİLEREK PİŞİRİLİR....PIRASAYI AĞZINA SÜRMEYEN EŞİNİZE AFİYETLE YEDİRİLİR...:))))
HAFTASONU KAHVALTILARINDA FLİM İZLEMEYİ ÇOK SEVERİZ EŞİMLE, ÇOCUKLAR KÜÇÜKKEN YAPAMIYORDUK TABİKİ...E PEKTE BÜYÜMÜŞ SAYILMAZLAR AMA YİNEDE BAĞRIŞ ÇAĞRIŞ İZLİYORUZ...GENELDE HAREKETLİ FLİMLER SEVERİZ, İZLER VE ELEŞTİRİLER YAPARIZ KENDİMİZCE. GEÇEN CUMARTESİ YANİ SEVGİLİLER GÜNÜNE ISSIZ ADAM DENK GELDİ. İZLEDİM BİR SOLUKTA VE SANIRIM ÇOK HASSAS BİR ANIMDAYDIKİ BURNUMU ÇEKE ÇEKE AĞLADIM SONLARINDA...OLDUKÇA ETKİLEYİCİ İDİ...SON İZLEDİĞİM TÜRK FİLMİ ÜÇ MAYMUN (!!!!!) OLUNCA BU ENFES GELDİ DOĞRUSU.. E GÜZEL VE GÜNEŞLİ BİR HAFTASONU ÜSTELİK DUYGUSALIM VE SEVGİLİLER GÜNÜ.... ÇOCUKLARLA YAPABİLECEĞİMİZ EN GÜZEL ŞEYİ YAPTIK SAHİLDE DOLAŞMAYA ÇIKTIK ÇOK EĞLENDİK. HELEDE DENİZDE YÜZEN BİRKAÇ KİŞİ GÖRÜNCE DAHADA EĞLENDİK BİZİM EFE KENDİNİ DENİZE ATMAYA KALKTI...(PEK GÖZÜKMÜYOR AMA BU KAREDE ADAMIN BİRİ GAYRETLE KULAÇ ATIYOR VE BU EN AZ 45DK SÜRDÜ... EN GÜZEL ŞEYLERDEN BİRİDE KUMSALDA GÜNÜN ANLAM VE ÖNEMİNE UYGUN KALP ŞEKLİNDE BİR TAŞ BULMAMDI...AMAN NE SEVİNDİM AĞZIM KULAKLARIMDA DOLAŞTIM. ŞENERİN JESTLERİDE ÇOK HOŞTU DOĞRUSU...GÜZEL BİR GÜNÜN SONUNDA PEKTE GÜZEL OLMAYAN BİR SEVGİLİLER GÜNÜ ORGANİZASYONUNA KATILDIK AMA ÇOCUKLAR ORDADA ÇOK EĞLENDİ, BİZEDE BU YETTİ TABİKİİİ.... BİR AİLE KURUP ÇOCUKLARINIZ OLDUMU SEVGİLİ KAVRAMI DEĞİŞİYOR VE ARTIYOR...NE MUTLU BANA...UMARIM SİZİNDE ÇEVRENİZ, EN AZ BENİM KADAR, SEVGİ VE SEVGİLİ DOLUDUR........
Şubat 4, 2009 - BUĞDAY FİLİZİ İLE SALATA VE ETKİNLİK
BUNDAN 4,5 YIL KADAR ÖNCE BİR TIP DERGİSİNDE BUĞDAY FİLİZİ HAKKINDA YAZI OKUMUŞTUM. BESİN DEĞERLERİ VE KANSERE KARŞI FAYDALARI YAZIYORDU. NASIL HAZIRLANACAĞI VE NASIL TÜKETİLECEĞİDE ÇOK GÜZEL BİR ŞEKİLDE ANLATILMIŞTI...HEMEN FOTOKOPİ İLE ÇOĞALTIP ÇEVREMDEKİ HERKESE DAĞITMIŞTIM. BİR MÜDDETTE REÇETEYE SADIK KALARAK HAZIRLAYIP TÜKETTİM FAKAT İLK ÇOCUĞUMA HAMİLE KALIP BULANTILARIM BAŞLAYINCA BÜTÜN MUTFAKTAN OLDUĞU GİBİ BU BUĞDAY FİLİZLERİNDENDE TİKSİNDİM VE UZUNCA BİR SÜRE AKLIMA BİLE GETİREMEDİM..... HERZAMAN DİBİMDE KÖŞEMDE BİRAZ BUĞDAY BULUNDURUYORUM VE FIRSAT BULDUKÇA YAPIYORUM VE SİZİNLE PAYLAŞMAK İSTEDİM.... ELİMDE ÇEKTİĞİM FOTOKOPİLERDEN YOK,İNTERNETTE BİRÇOK SİTEDE BAHSEDİLMİŞ,HEPSİ BİRBİRİNDEN DEĞERLİ ÇEŞİTLİ REÇETELER VERİLMİŞ, FAYDALARI VE İÇERDİĞİ BURALARDA YAZIYOR BEN ÇİMLENDİRİP SALATALARDA KULLANIYORUM, FAZLASINI DİPFİRİZE ATIYORUM,TABİKİ TAZESİ GİBİ OLMAZ AMA....BU SALATAYI GÜLAYCE'NİN EVSAHİBELİĞİNİ YAPTIĞI P.D.Ç.S. ETKİNLİĞİ 35' E DE GÖNDEREREK DAHA FAZLA ARKADAŞIN BİLGİSİ OLMASINI İSTİYORUM 1 SU BARDAĞI BUĞDAYI ÜZERİNİ ÖRTECEK KADAR SU İLE ÖRTÜP 24 SAAT BEKLETİYOR VE SUYUNU SÜZÜP BİRGÜNDE BU ŞEKİLDE BEKLETİYORUZ...SONRA SUYUNU SÜZÜP DOLAPTA HERGÜN ÇOK AZ SU SERPEREK ÇİLLENENE KADAR BEKLETİYOR, ÇİMLENDİKTEN SONRA GÜNDE 1 YEMEK KAŞIĞI TÜKETİYORUZ.... ÇİMLENME VE BEKLEME SÜRESİNDE KOKUSUNUN DEĞİŞMEMESİNE ÖZEN GÖSTERİYORUZ......
VE BİR MİMLENME ÇOK DEĞERLİ BLOGCU ARKADAŞLARIM sibelkayseri ve golifa MİMLEME GELENEĞİNE BENİDE EKLEMİŞLER VE EYLEMLİ SORULAR SORMUŞLAR.... 1.soru=yakında bulunan ilk kitabı al. 2.soru=161.sayfayı aç. 3.soru=5.cümleyi bul. 4.soru=bloğuna yaz. 5.soru=sende 5 arkadaşını mimle
CEVAPLAMAK İÇİN HEMEN SAĞIMDA SOLUMDA KİTAP ARANDIM FAKAT BENİM AZMANLARIN KİTAP ÖĞÜTME MAKİNASI OLDUĞUNU HATIRLAYARAK ULAŞAMAYACAKLARINI DÜŞÜNÜP EN GÜVENİLİR YER OLARAK SEÇTİĞİM BUZDOLABININ ÜSTÜNE BİR EL ATIYORUM....(Kİ ARTIK ORASIDA GÜVENLİ DEĞİL SANDALYE ÇEKİP YETİŞMEYE ÇALIŞIYORLAR :)) ZATEN LÜKS BENİM İÇİN KİTAP OKUMAK KAÇAMAK GÖZ ATTIĞIM KİTAPLARI EL ALTINDA BULUNDURUYORUM... ÇOCUK EĞİTİMİ EL KİTABI (PROF.DR. HALUK YAVUZER)
161.SAYFANIN 5. CÜMLESİ=NİÇİN BAZI ÖĞRENCİLER OKULDAN HOŞLANIP, ÖĞRENMEK İÇİN ÇABA SARFEDERKEN VE YAPABİLDİKLERİNİN EN İYİSİNİ YAPMAYA ÇALIŞIRKEN DİĞERLERİ OKULDAN NEFRET ETMEKTE, ZORLUKLA ÖDEVLERİNİ YAPMAKTA, BUNA BAĞLI OLARAK BAŞARILARI, KAPASİTELERİNİN ALTINDA OLMAKTADIR?
BURALARA UĞRAYAMADIM UZUN BİR SÜREDİR, BU ARADA OLAN BİR KAÇ ŞEYİ EKLEYİP, ANILARIMI CANLI TUTMAK İSTEDİM... OĞLUMUN AĞAÇ BAYRAMI VE İLK KARNESİ EFE ETKİNLİKTE GÖREVLİYMİŞ BAHSETMEMİŞTİ SÜPRİZ OLDU ŞİİRİ VARDI AMA OKUMADI UTANMIŞ..:))) DANS GÖSTERİSTESİNDE İSE EŞİNİ BIRAKIP KARDEŞİNİN ELİNDEN TUTUP, ÇEKİŞTİREREK PİSTE ÇIKARDI VE ONUNLA DANS ETTİ...:)) VE DAHASI AYAKTA KALMASIN DİYE KUCAĞINA OTURTTU, ARKADAŞLARINI BIRAKIP, ETRAFTAN TAŞ BİLE TOPLADILAR...:)) OĞLUMUN İLK KARNESİ....BURADA OKULLAR TÜRKİYEDEN BİR HAFTA SONRA KAPANDI, GEÇEN CUMA GİRDİLER TATİLE, OKULU SEVMESİNE RAĞMEN ÇOKTA SEVİNÇLİ.... ÖĞRETMENİMİZ KIYMET KARABÖCEK.... İNCİ'NİN DOĞUM GÜNÜ DÜNYA TATLISI BAŞIMIN TACI MİSAFİRLERİM, KIZKARDEŞİM VE YİĞENLERİMİ YOLCULADIM, OLDUKÇA ZOR OLDU BENİM İÇİN 35 GÜNDÜR BENDELERDİ ÇOK ALIŞMIŞTIM. 4 KÜÇÜK ÇOCUKLA EVDE HERGÜN BİR MACERA, BİR CURCUNA YAŞANDI ÇOK TATLI GÜNLER GEÇTİ VE HER GÜZEL ŞEY GİBİ, UZUN GİBİ GÖRÜNEN ZAMAN ÇARÇABUK GEÇİVERDİ... BU GÜZEL GÜNLERDEN BİRİDE CANIM YİĞENİMİN 1 YAŞINA GİRMESİYDİ..... DAVETLİ OLDUĞUMUZ KOMŞUM PERİHAN'DA KUTLADIK.... RESİMLERİ EKLEMEK VE BOL ÇİKOLATALI PASTANIN TARİFİNİ YAZMAK İÇİN BİRTÜRLÜ FIRSAT BULAMADIM.... EVİN HER KÖŞESİNE SİNMİŞ HATIRALARI ...HELEDE İNCİ YOKMU? SEMPATİK BÜCÜR ETRAFINDA DÖRT DÖNDÜRÜYORDU.FELAKET HAREKETLİ VE HER DAKİKA BAŞINA BİR OLAY GELİYORDU, DÜŞÜYOR, ÇARPIYOR, BAĞIRIYORDU VEDE SÜREKLİ HASTALANIYORDU. BURNUNU ÇEKE ÇEKE , SALYA SÜMÜK DOLAŞTI ORTADA ELİNE VERDİĞİMİZ YİYECEKLERİ ÖNCE UFALADI YERE SONRA ORADAN TOPLAYIP YEDİ...:)) ÇOK TATLIYDI İNCİ ÇOOOOK.....HELE BUZDOLABINDAKİ DOLMA TENCERESİNİ DÖKÜP YEDİĞİ AN..... MAKİNANIN AYARLARI İLE OYNAMAMIŞ OLSALARDI BUDA ÇOK HOŞ BİR KARE OLACAKTI... SUEDA EZGİ KARDEŞİMİN BÜYÜK KIZI. BÜYÜK DEDİYSEM DAHA 3 BİLE OLMADI :) AMA ÜZERİNE HEMEN YÜKLENMİŞ ABLALIK AĞIRLIĞI.... O DAHA SAKİN VE UYUMLU, ÇOKTA ZEKİ.... BİZİM AZMANLARIN BÜTÜN EZİYETLERİNE KATLANDI, ISRARLA ONLARLA ANLAŞMAYA ÇALIŞTI..... GEZİLERİMİZ OLDU ZAMAN ZAMAN AMA BİZ ÇOCUKLARIN PEŞİNDE KOŞMAKTAN NE GEZEBİLDİK NEDE DÜZGÜN RESİMLER ÇEKEBİLDİK. YANİ HİÇBİRŞEY ANLAMADIK... ARABADAYKENDE ÜSTÜMDE TEPİNMELERİ YOKMUYDU?... HELEDE EŞİMİN ONLARI YOLCULARKEN HAVAALANINDAKİ BU BİTKİN HALİ.....ÇOK KOMİKTİ...:))
VE KARDEŞİM "Bİ OTURUP KONUŞAMADIK" DİYE DİYE GİTTİ....
YİNEDE HERŞEY ÇOK GÜZELDİ, BİRDAHAKİ BULUŞMAYA KADAR HOŞÇAKAL KARDEŞİM (NEYSEKİ UZAK DEĞİL BİR 3 AY SONRA :)) SENİ ÇOK SEVİYORUM.......
her yemek her kadının elinden ayrı tatta çıkar tarif aynı olsa bile,farklı olan ve hiç kimsede olmayan tek şeyide katarlar yaptıklarına... duygularını...çünkü kadınlar sevdiklerini doyurmak,mutlu etmek için mutfaktadırlar...ve tabiki duygularınıda farklı farklı yansıtırlar....tatlarda öyleeee...